Su çiçeği, en sık 5 - 10 yaşları arasında görülen, son
derece bulaşıcı bir çocukluk çağı hastalığıdır. Doğrudan temas ve hava
yoluyla bulaşır. Kuluçka süresi genellikle 14 - 16 gündür. Döküntüler ortaya
çıkmadan 2 gün öncesiyle tamamen kabuklandığı 7 gün sonrası arasında
bulaştırıcılık söz konusudur. Ateş, halsizlik, iştahsızlık yakınmalarını
takiben ciltte önce kırmızı döküntüler belirir, daha sonra içinde sıvı
biriken lezyonlar patlayarak kabuklanır. Kaşıntı her zaman vardır.
Hamileyken su çiçeği geçiren kadınların bebeklerinde düşük doğum ağırlığı,
beyinde gelişim kusuru, havale, zeka geriliği, katarakt, küçük kafa, kafa
içinde kireç birikimleri ve ciltte nedbeler ortaya çıkabilir.
Su çiçeği geçirmekte olan çocuklarda döküntülerin mikrop kapması sık
rastlanan bir sorundur. Antimikrobiyal tedavi gerekir. Nadiren zatürre,
ciddi kanamalar, kalp ve zarlarında iltihaplanma, testis iltihabı, hepatit,
ülserli gastrit, nefrit ve artrit meydana gelebilir. Beyin iltihabı, yürüme
bozukluğu, titremeler şeklinde sinir sistemi bulguları olabilir. Bağışıklık
yetersizliği olanlarda hastalık iç organlara yayılabilir. Su çiçeği
özellikle kan kanseri olan çocuklarda önemli bir ölüm nedenidir.
Tedavide ateş düşürücü kullanımı, ılık-soğuk banyo ve temizlik önde gelir.
Karaciğeri etkileyebileceğinden su çiçeğinde aspirin kullanılmaması tavsiye
edilir. Hastalığa karşı korunmada canlı, zayıflatılmış, etkili ve güvenilir
bir aşı mevcuttur. Amerikan Pediatri Akademisi tarafından 15 aylık çocuklara
kızamık kızamıkçık kabakulak aşısıyla aynı anda rutin olarak uygulanması
önerilmektedir. Su çiçeğiyle temas sonrasında korunma için özgün gamma
globulin olan "Zoster Immun Globulin" kullanılablir. Özellikle doğumdan 5
gün öncesiyle 2 gün sonrası arasında su çiçeği geçiren annelerin
bebeklerine, su çiçeği geçirmemiş annelerin prematüre bebeklerine
uygulanması tavsiye edilmektedir.
Su çiçeği geçirmiş, tüm yaraları kabuklanmış çocukların okula
gönderilmelerinde herhangi bir sakınca yoktur.